Şafak Sol: Bir Karar, Bir Yön, Bir Evren: Şafak Sol, otuz yılı aşkın kariyer sürecinde yalnızca ticari bir başarı olarak değil, insanın estetik ve rasyonel gelişimi üzerine kurulmuş bir “İtibar Mimarisi” olarak tanımlar. Kariyeri, 1994 yılında Türkiye’de güzellik sektörü henüz tanımlanmamışken, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin kurduğu öncü yapılarla başlamıştır.
İnşa Süreci ve Sağlıkta Kurumsallaşma
Şafak Sol Kariyer sürecinin ilk evrelerinde, sağlık hizmetlerindeki “sömürü unsurlarını” ve toplumsal etkilerini merkeze alarak araştırmalar yürütmüştür. Sağlık Bakanlığı’na sunduğu yirmi iki maddelik eylem planlarıyla sektörde yapısal dönüşümlere katkı sağlamış; muayenehaneden poliklinikleşmeye geçişte öncü bir rol üstlenmiştir. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının devlet hastanelerinde konumlanması sürecine gönüllü çalışmalarıyla katkı sunan Şafak Sol, kariyer süresince medikal estetik ürün ve uygulamaların denetimli ve sürdürülebilir bir zemine oturması için yıllarca Sağlık Bakanlığı ile stratejik iş birlikleri geliştirmiştir.
Stratejik Vizyon ve Kamu Etkisi
İzmir Ticaret Odası Sağlık Komitesi bünyesinde yürüttüğü projelerle hastane, üniversite ve belediye iş birliğine dayalı yeni bir “sağlık turizmi” modelinin önünü açmıştır. Bu vizyon, sadece yerel bir başarı değil, Türkiye’nin sağlık hizmetlerindeki kalite standartlarını yükseltme arayışının bir parçasıdır.
Eser ve Vefa
Şafak Sol, hayatını “tek bir odada, bir masa ve bir dosyayla” başlayan bir hayalin ete kemiğe bürünmüş hali olarak görür. Yedi yılda tamamladığı “Şeker Kar” kitabı, annesine bir vefa borcu olduğu kadar, vatani görevini yaparken hayatını kaybeden Mehmetçiklerin yakınlarına ve gazi/engelli erbaşlarımıza adanmış bir sosyal sorumluluk eseridir.
“Bugün gördüğün her canlının, kendi içinde verdiği bir mücadele var” düsturunu benimseyen Şafak Sol’un kariyer süreci “Açık Zihin” markasıyla, rasyonel etmenlerin kendi sınırlarını çizdiği, vazgeçişleri erdeme dönüştüren bir geleceği inşa etmeye devam etmektedir.
Şafak SOL kimdir?
2009 yılında dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile yaptığı görüşmede; Türkiye’nin sahip olduğu coğrafyanın son derece kıymetli olduğunu, ancak ulaşım ve iletişim ağları, dijital kayıt, veri yönetimi, denetim ve kurumlar arası iş birliği kurulmadan bu zenginliğin toplumsal ve ekonomik kalkınmaya dönüştürülemeyeceğini söyledi. Sağlık ve genel turizm alanlarında bu sistemlerin devlet tarafından bir an önce hayata geçirilmesini talep etti. Ekonomik krizi, işsizliği ve geçim sıkıntısını bu çalışmaları ertelemenin gerekçesi değil, tam aksine uygulamaya geçmenin zorunlu nedeni olarak gösterdi. Sağlık ve genel turizmin yalnızca gelir sağlayan sektörler olmadığını; istihdam yaratan, kültürel gelişimi destekleyen, millî değerlerimizin zenginliklerine sahip çıkan ve daha aydınlık bir geleceğin yolunu açan temel kalkınma alanları olduğunu ifade etti.
Mesele hiçbir zaman güzellik olmadı; asıl mesele sağlığın güvenli ve ulaşılabilir olması, insanların seçme hakkının genişletilmesi, millî değerlerin korunması ve bütün bunların ülke kalkınmasına dönüştürülmesiydi.
Şafak SOL 



