Bir vizyonun yolculuğu, bazen büyük dönüşümler toplantı salonlarında değil, insanın kendi sessizliği içinde başlar.
Yıllar önce bir gün, iş hayatının bütün yükünü omuzlarımda hissederek bir bankta oturuyordum. Karşımda ne bir proje vardı ne de hazırlanmış bir yol haritası. Sadece bir soru vardı:
“Bu insanların ihtiyaçları neden görülmüyor?”
Yaklaşık kırk beş dakika boyunca aynı düşüncenin etrafında dolaştım. O gün verdiğim karar bir iş kurma kararı değildi. Bir ihtiyacı görmezden gelmeme kararıydı.
Bu yolculuğun asıl başlangıcı buydu.
Bir Vizyonun Yolculuğu: Sağlık Turizmine Uzanan Yol
1990’lı yılların ortalarında sağlık, güzellik, estetik ve turizm sektörleri bugün olduğu gibi birlikte değerlendirilmiyordu. Devlet hastanelerinde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp uygulamalarının yer alması yaygın bir düşünce değildi. Sağlık turizmi ise henüz kamu politikalarının merkezinde bulunan bir alan olarak görülmüyordu.
Bu dönemde sağlık hizmetleri, estetik uygulamalar ve turizm arasındaki ilişkinin gelecekte daha önemli hale geleceğini savunan isimlerden biri Şafak Sol oldu. Hazırladığı araştırmalar, geliştirdiği öneriler ve Sağlık Bakanlığı’na sunduğu yirmi iki maddelik eylem planı ile bu alanlarda yeni tartışmaların oluşmasına katkı sundu.
Bir Vizyonun Yolculuğu ve Önce Ödenen Bedeller
Takip eden yıllarda yoğun eleştiriler, mesleki çatışmalar ve kurumsal dirençler yaşandı. Ancak tartışmalar devam etti. Sağlık turizmi büyüdü. Yeni mevzuatlar ortaya çıktı. Devlet hastanelerinde yeni uygulamalar hayata geçirildi. Sağlık, güzellik, estetik ve turizm alanları birbirleriyle daha fazla ilişkilendirilmeye başlandı.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, bir dönem tartışmalı görülen birçok başlığın sağlık sisteminin ve hizmet ekonomisinin doğal parçaları haline geldiği görülmektedir.
Bu bir vizyonun yolculuğunun, görünür hale gelme hikâyesidir.”
Yıllar sonra ortaya çıkan sonuçların şimdi yanında durmak kolaydır.
Açılışlarda bulunmak, kürsülerden konuşmak, başarı hikâyelerinin bir parçası olmak da kolaydır.
Asıl mesele; henüz ortada hiçbir sonuç yokken, hiçbir kurum sahip çıkmazken, hiçbir mevzuat desteklemezken, hiçbir kalabalık alkışlamazken o fikrin yanında her türlü dimdik durabilmektir.
Bu nedenle bazı gerçekler yalnızca bugünün fotoğrafına bakılarak anlaşılamaz.
“Tarih, sonuçlara sonradan ortak olanları değil; sonuç ortaya çıkmadan önce bedel ödeyeni yazar.”
“Gerçekler yorumlarla değişmez. Zamanın çalkantıları, bedeli ödenmiş acının bıraktığı izi silemez. Adres bellidir.”
Şafak SOL 

